06 Mart 2010

Aynur: Kazanana kadar direneceğim

8 Mart'a işsiz giren TÜBİTAK işçisi Aynur Çamalan kazanana kadar direniş diyor

Aynur: Kazanana kadar direneceğim
8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne Ankara'da işten atılma ve buna karşı eylem hazırlığıyla giriyoruz.

Tekel işçileriyle dayanışma eylemlerine katıldığı için işten atılan TÜBİTAK çalışanı, Tez-Koop-İş Sendikası üyesi Aynur Çamalan'la birlikte 8 Mart'ı eylemle karşılamaya hazırlanıyoruz. Aynur Çamalan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde TÜBİTAK önünde eylem çadırını kuracak. 4 Şubat'ta sendikanın Tekel işçileriyle dayanışmak amacıyla aldığı kararla yapılan bir günlük iş bırakma eylemine katılması gerekçe gösterilerek işten atılan Aynur Çamalan 8 Mart Pazartesi günü TÜBİTAK önünde başlatacağı oturma eylemine tüm işçi ve emekçileri çağırıyor.

Bu çağrıya şimdiden çok sayıda kurumdan yanıt geldi. Bunlardan biri de devrimci 8 Mart kutlamasına hazırlanan kurumlardır. 7 Mart'ta yapılacak 8 Mart yürüyüşünün yanı sıra 8 Mart Pazartesi günü de tutsak devrimci kadınlara kart gönderme eyleminden sonra TÜBİTAK önüne giderek Aynur Çamalan'a omuz verecek.

TÜBİTAK işçisi Aynur Çamalan'ın işten atılması çeşitli gazetelerde ve haber sitelerinde manşetten verilen haberlerle daha şimdiden geniş bir ilgi yarattı. Fakat en anlamlısı Tekel işçilerinden geldi; İzmir, Adıyaman, İstanbul gibi Tekel işçilerinin döndükleri şehirlerde katıldıklar eylem ve etkinliklerde Aynur Çamalan'ın haklı mücadelesine destek çağrıları yapılıyor. Hak gasplarını meşrulaştırma eğilimindeki sermayeye verilebilecek en güzel cevaplardan birisi budur. Tekel'le, Marmaray'la, İtfaiye işçileri ve son olarak Tariş'le birleşerek gücünü sınıftan alan bir eylemle...

Aynur TÜBİTAK

Tekel direnişnin başından son gününe kadar birlikte omuz omuza yürüdüğümüz Aynur Çamalan ve arkadaşları çocuklarıyla birllikte bugün bizi ziyaret ettiler. Aşağıda Aynur Çamalan'ın ilköğretimde okuyan kızları Gözde ve Yaren ile onların okul arkadaşları Yalın'ın sitemiz için yaptıkları röportajı yayınlıyoruz:

Tekel direnişinde ilk gününden son gününe kadar sürekli yer aldın; Tekel direnişiyle dayanışma eylemlerinden biri yüzünden işten atıldın, ne düşünüyorsun?
Tekel direnişinin 7. gününde katılmaya başladım. Ondan önce ameliyat olmuştum. 7. günden önce de sürekli medyadan takip ediyordum. Tekel direnişinin sınıf mücadelesi açısından önemli bir yerde olduğunu düşünüyorum. AKP önünden yürümeleri, Abdi İpekçi'de yapılan saldırıdan Türk-İş'in önüne gelip konuşlanmaları insanın içindeki sınıf mücadele azmini tekrardan canlandırdı, sınıf hareketinin bir yerlere gelebileceğini düşündüğüm için orada varettim kendimi.

Aynur TÜBİTAK

Nasıl buldun Tekel işçilerini?
Mücadele ruhu olan insanlar vardı. İlk günlerde sloganların içeriği pasifken, slogan atmayı bile bilmezlerken direnişin ilerleyen günlerinde işçi sınıfıyla alakalı sloganlar üretilmeye başlandı. Hatta bir işçi direnişe gelmeden önce AKP'de aktif çalışma yürütüyormuş. Buraya gelip de Abdi İpekçi'deki saldırıdan sonra memleketine gidip "Ben komünist oldum" diyecek kadar bilinçlendi. Oysaki ilk geldiğinde komünistlere "siz de bizim gibi insanmışsınız" diyordu. Devrimcileri tek yürek, tek vücut olarak gördüler. Düzen partilerinin sadece oy için buraya gelip gövde gösterileri yapmaları da onların gerçek yüzünü görmelerini sağladı.

Direnişte onları nasıl destekledin?
Aynur TÜBİTAKEylem süresince onları evimde ağırladım. Manisa'dan, Batman'dan, İzmir'den, Adıyaman'dan ve İstanbul'dan gelen işçileri evimde ağırladım. Onlar Ankara'daki halkın mücadeleyi bu kadar sahipleneceklerini düşünmüyorlardı. Bu sahiplenmenin karşısında şaşırdılar. "Bizim memleketimizde bu eylemler olsaydı bu kadar sahiplenir miydik" diye düşündüler. "Sokakta sizin yanınızda olabilirdik ama size evlerimizi bırakıp gidebilir miydik" dediler.

Gümüşhacıköy'den gelen Tekel işçisi arkadaşlar bana sen neden burdasın diye sorduklarında bugün özelleştirmeler ve 4C size olabilir ama aynıları yarın benim de başıma gelebilir dedim. Biz böylesini düşünmezdik, bize ne derdik dediler. Daha önceden varolan direnişlere destek vermedikleri için pişmandılar. Dediğim çıktı galiba... Dün onlara olan şey bana işsizlik olarak döndü.

Tekel direnişine destek verdin, işten atıldın. Aynur TÜBİTAKPeki bundan sonra ne yapacaksın?
Süreçteki değerlendirmelerde yaptığımız özveri mücadeleye 1-0 önde başlamamı sağladı. İşyerindeki mücadeleye destek vermeye çalıştım. Direnişin 72. gününde Tekel direnişçisi Hamdullah Uysal'ın şehit olduğunu öğrendim. Şehit arkadaşımın cenazesine katılmam gerekiyordu. Amirime bir arkadaşıma araba çarptığını söyledim ve arkadaşımın vefatından dolayı izin istedim ve izin verdiler. Ertesi gün amirim "cenazesine katıldığın kişi Tekel İşçisiymiş" dedi ve bundan dolayı bana agresif bir tavır sergiledi. Ancak ölen kişinin Tekel işçisi olması cenazeye katılmamamı gerektirmiyordu. Ölen Tekel işçisi benim sınıf arkadaşımdı. Sadece o an cenazede bulunmam gerektiğini hissettim ve cenazeye katıldım.

Bundan sonra ne yapacaksın?

Tekel Direnişi 2 Mart'ta bitti. 4 Mart'ta benim iş sözleşmem feshedildi. Beni işten atmak için Tekel Direnişinin bitmesini beklediler. Onlar burdayken işten atılsaydım Tekel işçileri beni destekleyeceklerdi ve sahip çıkacaklardı. Tek başıma kuracağım çadırı kurmama onlar da destek olacaklardı. İki gün sonra haberin gelmesi düşündürücü bu anlamda.

4 Mart saat 16.30'u hiç unutmayacağım


4 Mart'ta saat 16:30'da İnsan Kaynakları Müdürü denilen ama hiç de insani olmayan müdürü beni çağırıp sarı bir zarf verdi. Bu tarihi unutabileceğimi hiç sanmıyorum. Verdikleri zarfın içinde yine bir disiplin soruşturması olduğunu düşündüm. İlişik kesme belgesini görünce ellerim titredi. Sırf elim titrediği için bile eylem yapmak istedim. Bir kişinin işten atıldığını belirten bir zarfı bu kadar rahat vermeleri, işime son vermelerini normalleştirmişti.

Aynur TÜBİTAK

Ertesi gün sendikayla toplantı yaptık. Sendika bana verilen yazıyı ciddiyetsiz buldu. İşten atılmam sürecinde disiplin soruşturmasının olmaması kurumun sendikanın varlığını da kabul etmemesi demektir. Hukuki süreç başlatıldı. Büyük ihtimalle işime geri döneceğim ve dönüşüm muhteşem olacak. Sendika sonuna kadar yanımda olacağını söyledi.

8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'ne hazırlanıyoruz, bu konuda ne düşünüyorsun?
8 Mart'ta işsiz kalan bir kadınım ve 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü'nde yapılacak mitingden sonra emekçi kadınlar destek için yanımda olacaklar.

Salı günü yönetimle görüşülecek. Alınan kararla çadır kurup 24 saat çadır nöbeti tutacağız. Sabah 9 akşam 6 orda olacağım ve bu işyerinin personeli olduğumu göstereceğim. Ben de buradayım ve hala bu işyerinde çalışıyorum diyeceğim. İş arkadaşlarım yemek boykotu, basın açıklaması yapacaklar. Kazanana kadar buradayım ve kazanana kadar eylemime devam edeceğim.

Bu röportajı sitemiz için yapan Gözde, Yalın ve Yaren'e alinteri.net olarak teşekkür ediyoruz.

RSS

Savunma Susturulamaz!

Savunma Susturulamaz!

Faşist baskılara boyun eğmeyen bir avuç onurlu avukat için Düşünceye Özgürlük Girişimi'nin yaptığı çağrıyı yayınlıyoruz:

 

12 sınav ertelendi ya sonra?

12 sınav ertelendi ya sonra?

Kapitalist rekabet ilkesine dayalı sınav sistemi, örtbas etme girişimlerine rağmen olanca pisliğiyle ortalığa saçıldı

 

Yumruğu sıkılı bir kadın: Türkan Albayrak

Yumruğu sıkılı bir kadın: Türkan Albayrak

Paşabahçe Devlet Hastanesi önünde işe geri dönme talebiyle oturma eylemi başlatan Türkan Albayrak‘la direnişinin 41. gününde bir söyleşi yaptık: