İzmir polisi komplo ve keyfi gözaltılarına devam ediyor.

Takip sonrası arabamızın önü Buca-Nato civarında durduruldu. Polis arabamızı ve üzerimizi aramak istediğini söyledi. Biz de bu faşizan uygulamaya karşılık "Arama izniniz nerede?" diye karşılık verdik. Bunun üzerine birkaç sivil faşistin desteğiyle kaba işkence ile gözaltına alınmak istendik. Bu uygulamaya sloganlarla karşılık verince polis nereden çıkardığını bilmediğimiz bir silahı bize maletmeye çalışarak komployu devreye soktu. Daha sonra götürüldüğümüz Şirinyer Polis Karakolu'nda da işkence devam etti.Bu tür keyfi gözaltılar devletin, devrimci-demokrat ve yurtseverleri sindirmenin bir aracı olarak kullandığını dile getiren Aliyar Nihal'in ardından ardından Partizan dergisi tarafından yapılan basın toplantısı bitirildi:
Okurlarımızın maruz kaldıkları işkence Adli Tıp ve diğer hastane raporlarıyla da belgelenmiştir.Basın metninin sonlandırılmasından sonra basının sorularını yanıtlayan Aliyar Nihal savcılığın şu sözlerine özellikle vurgu yaptı. Savcının silahla ilgili şu ifadeleri kullanması olayın komplo olmasına en iyi örnek: "Bu silahın ortada kalacağı belliydi." Bu niyetin ne olduğu konusunda çarpıcı bir örnek.
...
Baskıların amacı bellidir. Bugüne kadar yıldıramadığı ortadadır. Ve bundan sonra da asla yıldıramayacaktır. Bizim bu saldırılara cevabımız mücadelemizi yükseltmek olacaktır.
Yaşanan son saldırı vesilesiyle başta devrimci, demokrat, yurtsever kamuoyu olmak üzereherkesi bir kez daha bu konuda duyarlı olmaya çağırıyoruz.
Irak hezimeti, siyasi yönden olduğu kadar askeri yönden de ABD’nin gücünün sınırlarını gösterdi
Yine timsah gözyaşları dökecekler kürsülerden; savaşın ne kadar acı, ne kadar yıkıcı olduğunu anlatırken.
Chavez: “ABD’nin dümen suyunda hareket eden Kolombiya devleti savaşa davetiye çıkartıyor!”