12 Mart 2010

'ANNEMİN DİRENİŞİ'

Aynur Çamalan'ın 3. sınıf öğrencisi Yaren annesini direnişte yalnız bırakmıyor ve herkesi desteğe çağırıyor

Aynur yarenTÜBİTAK'ın oraya gittiğimde önce çok utandım. Pankart falan tutmadım ve slogan atmadım. Öylece fotoğraf çektim. Zaten çektiğim 5-10 fotoğrafta işe yaramadı. Boşuna çektim. Ama sonradan 1-2 saat geçince alıştım. Elimdeki kağıttan slogan bile attırdım. Tabii ki ben de attım.

Sonra Polisler geldi. Bu pankartı buraya asamazsınız dediler. Biz de kaldırmadık. Fakat ön tarafa gittik. Orada TÜBİTAK'ın karşı tarafına gittik. Orada kadın işçiler desteğe geldi. Sonra sloganlar hiç susmadı. Hepsinde ablam Gözdenur Çetintaş, annemlere attırdı. Annem, biz her slogan attığımızda gururlanıyordu. Slogan attıktan sonra da annemin gözlerine baktığımda mutlu olduğunu görüyordum. Annem neden bilmiyorum ama direnişin ilk gününde beni ve ablamı okula göndermeyerek yanında olmamızı istedi. Biz de annemi işten atan adamın ve karısının yüzüne tükürmeye geldik.

Sloganlarımız şunlardı: ''TÜBİTAK Bilime, Zulüm Senin Neyine", "İşçi Düşmanı TÜBİTAK Hesap Verecek", "Aynur Çamalan Yalnız Değildir'' vb şeylerdi.

Annemi işten atanlar utansın. Ben Annnemin bu eylemi eksiksiz ve mutlulukla bitireceğine inanıyorum ve annem işini geri alacak. Annem işten atılmasına rağmen yüzü gülüyor. Annem asla, Polis gelse bile direnişinden vazgeçmeyecektir.

Haydi Benim İçin Siz de Desteğe Gelin!
YAREN NUR ÇETİNTAŞ



Yaren Aynur Tübitak

Yaren Aynur Tübitak

RSS

Savunma Susturulamaz!

Savunma Susturulamaz!

Faşist baskılara boyun eğmeyen bir avuç onurlu avukat için Düşünceye Özgürlük Girişimi'nin yaptığı çağrıyı yayınlıyoruz:

 

12 sınav ertelendi ya sonra?

12 sınav ertelendi ya sonra?

Kapitalist rekabet ilkesine dayalı sınav sistemi, örtbas etme girişimlerine rağmen olanca pisliğiyle ortalığa saçıldı

 

Yumruğu sıkılı bir kadın: Türkan Albayrak

Yumruğu sıkılı bir kadın: Türkan Albayrak

Paşabahçe Devlet Hastanesi önünde işe geri dönme talebiyle oturma eylemi başlatan Türkan Albayrak‘la direnişinin 41. gününde bir söyleşi yaptık: