26 Temmuz 2010
İnegöl'de Kürt avı
Kirli savaşın yarattığı yıkımın içinden çıkarak metropollere göç etmiş Kürt emekçiler, buralarda da şovenizmi bayrak edinenlerce hedef gösteriliyor, şovenist saldırganlığa uğruyorlar
Bursa İnegöl'de yaşananlar,
Kürtler'e ait evlerin, işyerlerinin, araçların taşlanıp ateşe verilmesi, tahrip edilmesi, yalnız yakalananların linç edilmesi,
BDP İstanbul Milletvekili
Sabahat Tuncel'in dikkat çektiği gibi
6-7 Eylül katliamını hatırlatır niteliktedir.
Faşist Devlet Bahçeli'nin referandum oyununda boy gösterdiği günün akşamı saat 21:30'da
İnegöl'de, ülkücü faşaistler
Orhaniye Mahallesi'nde
Kürt bir şoförün kullandığı minübüsün önünü kesip,
“Bir daha buradan geçme” tehdidinde bulundular. Bu faşist çete
Kürt şoförü linç edercesine dövüldü. Bu aşağılık saldırıyı içine sindiremeyen
Kürt genci 3 arkadaşıyla birlikte faşistlerin yuvalandığı kahveye girip hesap sormaları üzerine çıkan kavgada 5 kişi yaralandı.
Olay yerine gelen polis 3 Kürt gencini gözaltına aldı. Provakatif linç güruhların
“Kürtler 5 kişiyi bıçakladı” söylentisini yaymalarıyla; kısa süre sonra Kürt gençlerinin gözaltında tutulduğu karakolun önüne binlerce kişi toplandı. Şovenist kışkırtmada ok yaydan çıkmıştır.
“Kahrolsun PKK”, “Şehitler ölmez vatan bölünmez”, “Burası İnegöl buradan çıkış yok” sloganlarıyla polisin gençleri kendilerine teslim etmelerini istediler. İsteklerinin yerine getirilmemesi üzerine, karakol taşlandı, kimi polis araçları devrildi.
Şovenist histerinin tetiklediği kalabalık
Huzur Mahallesi'ne doğru yürüyerek burada Kürtlerin yaşadığı evleri taşlayıp, kimi işyerlerini ateşe verdiler.
Nuri Doğrul Caddesi'ne gelen bir grup
İshakpaşa Camii'nin önünde toplanarak Kürtlere ait
Şaypa Market'i ve bir aracı ateşe verdiler.
Altunbaş Camii çevresinde de bir cep telefonu dükkanına saldırdılar.
İlçede yaşayan Kürt'ler de dışarıdan gelebilecek faşist grupları engellemek için bir süreliğine
Bursa-Eskişehir karayolunu trafiğe kapattılar.
Bursa Valisi Şahabbettin Harputlu linç için şöyle dedi:
Bizi asıl üzen bir anlık yanlış anlamayla bölgemizde yaşayan vatandaşların arasında 'normal adi bir asayiş olayını' bölgesel özellikli bir olay gibi algılayarak birilerinin de bunu provoke ederek yan yana yaşayan insanlarımızın karşı karşıya getirilmek istenmesidir. İşin ilginç yanı, bu eylemi yapanlar vatanını milletini seven insanlar.
Bu “vatan-millet sevenler”in neleri nasıl yaptıklarını, kafatasçı şovenist çığırtkanlıkla insanların kanına nasıl girdiklerini, faşist rejim tarafından da nasıl beslenp kollandıklarını biliyoruz.
Olaylar durulmuş görülüyor fakat İnegöl'de yaşanan bu tablo, şovenizme kesmiş propaganda ve kirli savaş konsepti içerisinde, herhangi bir vesileyle kışkırtılıp harekete geçirildiğinde hangi sonuçlar doğabileceğini, nelerle karşılaşabileceğimizi bir kez daha gözler önüne serdi. Bilinmelidir ki bu buzdağının sadece görünen yüzüdür. Bir de bu kışkırtmaları tetikleyenlerin kendi yapılanmalarını düşünün!..
BU KATEGORİDEKİ DİĞER HABERLER