• Paylaş

    KATEGORİ : İŞÇİ SINIFI

    Eklenme tarihi : 2017-06-18
  • "Gün, tarihimizden öğrenme günüdür..."

    Türk İş, DİSK, Hak-İş ve KESK’e bağlı sendikalar, 15-16 Haziran direnişinin yıldönümü nedeniyle Esenyurt Esencan Hastanesi önünde dün bir eylem yaptılar.

     

    Saat 17:00'de  biraraya gelen sendikalar ve üye işçiler, güncel bir saldırı konusu olan kıdem tazminatını gasbettirmeyeceklerini vurguladılar; kıdem tazminatının gasp edilmesine karşı 15-16 Haziran ruhuyla birlikte mücadele edeceklerini dile getirdiler.

     

    Türk-İş’e bağlı Deriteks Avrupa Temsilciliği, Belediye-İş İstanbul 1 ve 2 No’lu Şube ve TÜMTİS İstanbul 1 No’lu Şube, Hak-İş’e bağlı Liman-İş, DİSK’e bağlı Gıda-İş, Cam Keramik-İş ve Dev Yapı İş, KESK’e bağlı Eğitim Sen İstanbul 7 No’lu Şubelerin öncülüğünde Esencan Hastanesi önünde toplanan işçi ve emekçiler Esenyurt Meydanı’na kadar yürüdü. Yüzlerce işçi ve emekçinin katıldığı yürüyüş sırasında sloganlar, alkış ve ıslıklar susmadı. Sık sık "Kıdeme uzanan eller kırılır" sloganı atıldı.


    Esenyurt Meydanı'na gelindiğinde sendika başkanları konuşmalar yaptılar.


    Eylemde ilk olarak Cam Keramik İş Genel Başkanı Birol Sarıkuş söz aldı. Sarıkuş konuşmasında, “kıdem tazminatının işçinin iş güvencesi olduğuna” vurgu yaptı. Sarıkuş konuşmasını,“Bizden öncekiler nasıl bu hakkı bize miras bıraktılarsa, bizim de çocuklarımıza miras bırakmamız lazım. Örgütlü-örgütsüz demeden bir araya gelerek mücadele etmemiz gerekiyor” diyerek sonlandırdı. 

     



    Belediye-İş 2 No’lu Şube Başkanı Erol Özdemir ise konuşmasında, “Bugün 8 saatlik çalışma düzeni, fazla mesai ücreti, sendikalı ve toplu iş sözleşmeli çalışma yaşamı, sigorta ve emeklilik, kıdem tazminatı gibi kullandığımız tüm haklar, işçi sınıfının mücadelesi ile elde edilmiş kazanımlardır. Yasalarda yer alan hiçbir hak kapitalizmin lütfu değil, işçi sınıfının mücadele ederek elde ettiği kazanımlardır. Tüm bu kazanımların elde edilmesinde, dünya işçi sınıfı ile birilikte Türkiye işçi sınıfının da birçok şanlı direnişi, mücadelesi tarih sayfalarında yerini almıştır” dedi. Özdemir konuşmasını, “15-16 Haziran direnişi, aynı zamanda bugün karşı karşıya olduğumuz saldırılara baktığımızda ne yapmamız gerektiğinin yanıtıdır. Sendikalaşma hakkı işçilerin ellerinden alınmakta, grev diyen işçilerin grev hakları yasaklarla askıya alınmaktadır. 15 Temmuz darbe girişimi sonrası yargısız infaz zihniyeti ile binlerce emekçi KHK'larla ekmeğini kaybetmekte ve fiili mücadele dışında bütün hukuk yolları kendilerine kapatılmaktadır. Bu adaletsizliğin sembolü haline gelen Nuriye ve Semih öğretmen, 100 günden fazladır açlık grevinde, canları pahasına hak mücadelesi vermektedir. Son olarak da en önemli kazanımlarımızdan biri olan, iş güvencemiz olan kıdem tazminatı hakkımız, ‘fona devredeceğiz, garanti altına alacağız’ yalanıyla yok edilmek isteniyor. İşverenler işçileri daha rahat işten çıkarabilsin ve özellikle sendikalaşma mücadeleleri daha rahat engellensin, hak arayışında bulunan her işçi şartsız, kuralsız, cezasız kapı önüne konsun diye bu adım atılmaya çalışılıyor” dedi.


    Özdemir, "Kıdem hakkı gasbedilemez. Bu hakkımızın yanlış bilgilerle, kafa karıştırarak yok edilmesine izin vermemek için bir araya geldik. Farklı konfederasyonlardan sendikalar ve işçiler olarak bugün izlenmesi gereken yolun ayrışmak değil bir arada ortak mücadele etmekten geçtiğini düşünüyoruz. En temel haklarımıza dönük saldırıların ancak kitlesel ve birlikte mücadele ile aşılacağına inanıyoruz” diye konuşmasını devam ettirdi. Konuşmasının sonunda, “sendikalar 'kıdem tazminatı kırmızı cizgimizdir' söyleminin ötesine geçerek tabanıyla birlikte örgütlü ve birlikte mücadele etmek zorundadır” diyen Özdemir, “gün, tarihimizden öğrenme günüdür! Gün, kazandığımız haklarımızı gasbettirmemek için birlikte mücadele etme günüdür! Bu nedenle bir kez daha diyoruz ki 15-16 Haziran ruhuyla kıdem tazminatı için ortak mücadele hepimizin görevidir” diyerek konuşmasını sonlandırdı.