• Paylaş

    KATEGORİ : DÜNYA

    Eklenme tarihi : 2017-08-11
  • ILO’ya göre, dünyada çoğu çocuk 21 milyon kişi, “zorunlu işçi sıfatıyla cebri olarak“ çalıştırılıyor

    YAŞANACAK DÜNYA

    Emperyalist-kapitalizmin derinleşen yapısal krizi, bununla birleşik yaygınlaşan savaşlar/iç savaşlar ortamı, büyüyen göç dalgaları “krizi fırsata çevirme” konusunda epey bir deneyime sahip sömürücü sınıfların, tarihteki eski kölelikle benzer çizgiler taşıyan “iş ilişkileri”ni yaygınlaştırmak ve buradan yüksek karlar devşirmek için “verimli” bir zemin sunuyor.

     

    Burjuva toplumbilimcilerin deyimiyle -aslında eski köleliğe yakınlaşan- “modern kölelik” koşullarında çalıştırılan emekçilerin sayısında son yıllarda hızlı bir yükseliş yaşanıyor. Öyle ki burjuva araştırma kuruluşlarının bünyesinde “küresel modern kölelik” adı altında raporlar hazırlanıyor.

     

    Böylece aynı zamanda modern kölelik dediğimiz ücretli kölelik koşullarında sömürülen günümüzün işçi sınıfının maruz kaldığı ücretli-kölelik koşulları geri plana itilmeye çalışılıyor; sanki modern emek-sermaye ilişkisinde sömürü yokmuş yanılsaması yaratılmak isteniyor.

     

    Bu tür kurumların dilinde modern kölelik, “insan emeğinin öz rızası olmadan, kayıt dışı ve sömürüye dayalı bir şekilde istismar edilmesi olarak“ şeklinde tanımlanıyor.

     

    Son olarak açıklanan, merkezi Londra’da bulunan ‘risk analiz kuruluşu‘ Verisk Maplecroft’un yıllık “Küresel Kölelik Endeksi raporuna“ göre, dünya genelinde modern kölelikte 2017’de en fazla artış, “göçmen kriziyle bağlantılı olarak“ rekor bir yükselişle Avrupa Birliği ülkelerinde yaşandı.

     

    Raporda Romanya ve İtalya başı çekerken onları Yunanistan Bulgaristan ve Kıbrıs takip ediyor.

     

    Öte yandan Uluslararası Çalışma Örgütü’ne göre, dünya genelinde aralarında çocukların da bulunduğu 21 milyon kişi, “zorunlu işçi sıfatıyla cebri olarak“ çalıştırılıyor.

     

    Ancak Avustralya merkezli Walk Free isimli kuruluşun 2016 verilerine göre, dünya genelinde yaklaşık 46 milyon kişi bu türden kölelik koşullarında yaşıyor. En fazla artışın olduğu sektörlerin ise inşaat ve tarım olması şaşırtıcı değil! Listede Türkiye “yüksek risk“ kategorisinde değerlendiriliyor!

     

    Bu tür raporlarda gözlerden gizlenen bir başka gerçek ise, maliyeti düşük göçmen emeğinin dünya işçi sınıfının bölükleri karşısına genel ücret seviyelerini düşürmek, kazanılmış hakları budamak için kullanılan elverişli bir “araç” olarak çıkarılıyor oluşudur!