• Paylaş

    KATEGORİ : Yok

    Eklenme tarihi : 2017-10-12
  • Bedenen zayıftı, kısa boyluydu ama çağ yangını gibi bir yürek vardı onda...

    Murat, Maviş, Serdar… Bu üç farklı isimden süzebileceğimiz birçok şey var aslında fakat en ağır basan kuşkusuz yoldaşlığın ete kemiğe bürünmüşlüğünün temeli yatar. Murat, Maviş, Serdar demek yoldaş demekti. Bedenen zayıftı, kısa boyluydu ama çağ yangını gibi bir yürek vardı onda ve her kucaklaşmada içinizi dolduran o yoldaş sıcaklığı.

     

    Genç yaşta tanıştığım işçilik yaşantısında çelişkilerle boğuştuğum, hak etmediğim ücretle çalışmaya mecbur olduğum dönemde “işçi nedir, emek nedir” diye yönelttiğim sorularım karşısında sabırla, muazzam bir yalınlıkla emek-sermaye çelişkisini anlatan Murat yoldaştı…

     

    ML klasiklerle donanmış, pratiklerini bu zırhla gerçekleştirmiş ve kendine has yorumlayışla tüm dikkatleri üzerinde toplayan bir çekim gücüne sahipti. Teorik cümleleri ezberci bir üslupla değil aksine yalınlaştırıp konu dışına çıkmadan karşısındaki kişi/kişilere anlatırdı. Bunu yapabilmek zor iştir ama Serdar için basitti. Bu yöntemi sayesinde kişileri düşündürücü bir yönelime iter, bakış açısını zenginleştirir ve güncelliği koruyan seviyeye yükseltmesine yardımcı olurdu.

     

     

    Konfeksiyon, inşaat ve tersane işkollarında işçilik yapmış, tecrübe kazanıp işçi sınıfı hareketine su taşıyan komünistlerden biridir. KİD'in (Konfeksiyon İşçileri derneği), Tersane İşçi Kurulu'nun ve İnşaat İşçileri Sendikası'nın kurucularından biridir. Bu süreçler kendiliğinden gelişen süreçler değildir; komünist devrimci bir inanç ve inatla geliştirilmiştir, ağır bedeller ödenmiştir, bu sayede işçi sınıfı ve emekçi yığınlara örgütlü bir hareket alanı yaratmanın önemi gösterilmiştir.

     

    Bu türden sınıf örgütlülüğünün yeşerdiği süreçlerde “öncü misyon” kavramını Serdar doğallığında doldurur. Bir işi tepeden tırnağa düşünür, analiz eder ve uygulamaya geçer. Mütevazi önder kişiliği proleter devrimci yönüyle buluşunca her eylemde, kıran kırana yaşanan her direnişte insana ayrı bir özgüven katardı. “Maviş varsa sorun yok!” lafı işte bu yüzden işçilerin, eylemcilerin, yoldaşlarının belleğine ve diline koparılmaz biçimde yerleşmiştir.

     

    Bir işçi yoldaşı