• Paylaş

    KATEGORİ : GÜNCEL

    Eklenme tarihi : 2017-06-17
  • TDİ, cezaevlerinde artan baskı ve işkencelere karşı basın açıklaması yaptı

    Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi (TDİ), bugün hapishanelerde yaşanan baskı, tecrit ve işkence uygulamalarına karşı Galatasaray Meydanı’da bir basın açıklaması yaptı.

     

    Açıklamaya dair TDİ’nin yaptığı haberi yayınlıyoruz:

     

    "Bizlere dayatılan bu politikaları biliyor, tanıyor ve diyoruz ki

    Başaramayacaklar ! "

    Hapishanelerdeki Baskıya, tecrite, işkenceye Son!

    Hapishanelerde artan baskılara, işkencelere ve tecrite karşı tutsakların sesi olmak için bugün saat13.00'da Galatasaray Meydanı'nda basın açıklaması gerçekleştirdik.

    Yaptığımız basın açıklamasında :

    "Bizlere dayatılan bu politikaları biliyor, tanıyor ve diyoruz ki

    Başaramayacaklar, çünkü bizler bilmekteyiz ki baskıcı politikaların bir avuç azınlığın görece çıkarının temsil etmekten başka ezilen emekçi halklar nezdinde bir karşılığı yoktur. Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki faşist bir siyasal yönetim biçiminin sürdürülme şansı olmamıştır olmayacaktır. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz k; Halkların ihtiyaç duyduğu adalet, özgürlük, demokratik, özgür yaşam hakları doğrultusunda verdikleri mücadele güçlenecek, kazanacaktır! Bunun yolu birlikte, omuz omuza vererek, içerde ve dışarda hücreleri parçalamaktan geçer. Bu minvalde tüm duyarlı kamuoyunu tutsaklar üzerindeki tecrit, baskı ve işkencelere karşı bir olmaya ve tutsaklara ses olmaya davet ediyoruz." sözlerinin ardından konuşan Av. Gülhan Kaya, Malatya E Tipi Hapishanesinde artan baskılara karşı tutsakların ziyaret görüşüne çıkmayarak eylem gerçekleştirdiğini, hapishanede olan hukuksuzluğu anlattı.

    Basın açıklamasının tam hali : 

    BASINA VE KAMUOYUNA 

    Baskıya tecrit’e işkenceye son

    Gerek dış gerekse de iç politikada siyasal ve politik çözüm üretebilme kabiliyetinden yoksun olan siyasal iktidar, uluslararası siyasal gelişmelere bağlı olarak baskıcı politikalara sarılarak kitleleri yönetebilmeyi arzulamaktadır. Bu baskıcı politikaların bir yansıması da Bilindiği üzere uzun yıllardır ülkemizde var olan hapishaneler gerçekliğidir. Hapishaneler ve tutsaklar tüm varlığıyla en can alıcı haliyle gündemimiz de yerini almaya devam ediyor. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra ilan edilen OHAL ile birlikte hak gaspları olağandan daha ileri bir boyut almış ve tutsaklar üzerinde fiili bir tecrit, tredman işkencesine dönüşmüştür. Bu saldırı ve sindirme politikaları somutta örneklendirecek olursak gardiyan ve asker tarafından uygulanan fiziki şiddet, sürgün sevkler, görüşlerin sınırlandırılması, hücre cezaları, Gebze m tipi hapishanesin de tutsak Evrim Konak ve diğer kadın tutsaklara dönük sistemli bir hale gelen asker ve gardiyan şiddeti ve ayrıca Malatya hapishanesinde tutsaklara uygulanan yoğun baskı ve şiddet, Tekirdağ cezaevinde uygulamaya konulan tabut tipi ring uygulaması, hasta tutsaklara diyet yemeği verilmemesi güncel somut örneklerdir. Ayrıca işten atılmalara karşı açlık grevindeyken tutuklanan ve hapishanede açlık grevi direnişlerini sürdüren Nuriye Gülmen ve Semih Özakça da aynı politikalara maruz bırakılıyor. 

    Hapishanelerde ki baskı şiddet tecrit politikası esas da toplumsal muhalefete verilmek istenen gözdağı, sindirme ve biat ettirme politikasının bir parçasıdır. Dolayısı ile hapishanelerde sürdürülen baskıcı uygulamalara karşı çıkmak toplumsal muhalefetin öncelikli görevlerinden olduğu bilinciyle mücadelemizi yürütmekteyiz.

    Bizlere dayatılan bu politikaları biliyor, tanıyor ve diyoruz ki

    Başaramayacaklar,çünkü bizler bilmekteyiz ki baskıcı politikaların bir avuç azınlığın görece çıkarının temsil etmekten başka ezilen emekçi halklar nezdinde bir karşılığı yoktur.Tarihsel tecrübeler göstermiştir ki faşist bir siyasal yönetim biçiminin sürdürülme şansı olmamıştır olmayacaktır. Buradan bir kez daha ifade ediyoruz k; Halkların ihtiyaç duyduğu adalet, özgürlük, demokratik, özgür yaşam hakları doğrultusunda verdikleri mücadele güçlenecek, kazanacaktır! Bunun yolu birlikte, omuz omuza vererek, içerde ve dışarda hücreleri parçalamaktan geçer. Bu minvalde tüm duyarlı kamuoyunu tutsaklar üzerindeki tecrit, baskı ve işkencelere karşı bir olmaya ve tutsaklara ses olmaya davet ediyoruz.

    Tecrit, tredman politikalarına son.

    Sürgün sevkler son bulsun.

    Politik tutsaklara özgürlük.

    TUTSAKLARLA DAYANIŞMA İNSİYATİFİ